Mindscape Collective is now The Consciousness Library. Same library, new name. You may need to sign in again. About the change
Skip to content

A Synthesizing Approach to the Problem of Consciousness: Neurophenomenology

Mehtap Doğan

Kaygı Uludağ Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Felsefe Dergisi September 26, 2023 DOI: 10.20981/kaygi.1354542 (opens in new tab) via Semantic Scholar

Summary

AI-generated from the abstract

Neurophenomenology offers a middle path between dualist and idealist views that consciousness is scientifically inexplicable and physicalist views that it can be reduced to physical processes. Rooted in embodied cognition and enactive approaches, it uses subjective reports from meditators trained to purify experience, combined with neural imaging, to investigate the continuity between experience and the external world. The goal is to obtain richer first-person data through systematic phenomenological research and use it to generate new third-person data about neural processes. This paper reviews neurophenomenology's philosophical foundations, evaluates its methods and aims, and discusses whether it constitutes a valid solution to the problem of consciousness.

Study at a glance

Characteristics Theoretical or philosophical paper Peer reviewed
Citations 2
Key finding Proposes that neurophenomenology, by integrating first-person phenomenological reports with third-person neural data from meditators, offers a promising middle path for studying consciousness that avoids both dualism and reductive physicalism.

Abstract

Zihin felsefesinin çetin problemlerinden olan bilince yönelik olarak bilincin öznel karakterinin bilimsel olarak açıklanamaz olduğunu kabul eden düalist ve idealist yaklaşımlar ile bilincin fiziksel olana indirgenebilir olduğunu savunan fizikalizm arasında orta yolu işaret eden nadir bir bakış açısı nörofenomenolojidir. Nörofenomenoloji, deneyime yönelik öznel bildirimleri, nörobilimsel yöntemleri kullanarak analiz etmeyi hedeflerken; öznel-nesnel karşıtlığını bedenlenmiş eylem görüşüyle aşmaya çalışan enaktif (varlık-oluşturucu) yaklaşımı temele almaktadır. Felsefi fenomenolojide köklerini bulabileceğimiz bedenlenmiş biliş yaklaşımından hareketle, deneyim ve dış dünya arasındaki süreklilik ilişkisini betimleyen nörofenomenolojik yaklaşım, çeşitli meditasyon teknikleri ile deneyimlerini dışsal etkilerden arındırabilen deneklerden elde edilen nöral görüntüleme verilerini kullanarak öznel deneyimin doğasını soruşturmayı yöntem olarak benimsemektedir. Nörofenomenolojinin amacı fenomenolojik deneyim üzerine sistematik ve kurallara dayalı araştırmalar yoluyla daha zengin birinci şahıs verileri elde etmek ve bu birinci şahıs verilerini nöral süreçler hakkında yeni üçüncü şahıs verilerini ortaya çıkarmak için kullanmaktır. Bu çalışmada, ilk olarak nörofenomenolojinin felsefi temelleri üzerine bir inceleme yapılmakta, ardından nörofenomenolojik yaklaşımın hedefleri ve sunduğu yöntem önerisi değerlendirilmekte ve son olarak, bu yaklaşımın bilinç problemine yönelik geçerli bir çözüm önerisi olarak ele alınıp alınamayacağı tartışılmaktadır.

Comments

No comments yet.

Log in to comment